Bilişim Nedir ?

0
1210

Bilişim ve teknoloji, her geçen gün hayatımızda daha çok yer kaplamaya devam eden ve hayatımızın vazgeçilmezi olan birçok ürün, hizmet ya da yaşam konforumuzu arttıran olgunun altında yatan temel kavramlardır.

Peki nedir gerçekten bu bilişim?

Günlük hayatta ortaya çıkan teknik, ekonomik, toplumsal ve bilimsel bilginin kısacası insana dair tüm verilerin belirli bir sistematik içerisinde mantık filtrelerinden geçirilerek elektronik ortamda özellikle bilgisayarlar aracılığıyla işlenmesi üzerine yoğunlaşmış bilim dalı. Bil-iş-im olarak ayırma sebebime gelirsek, kelimenin bu görüntüsünün anlamlı bir tanıma yettiği düşüncesindeyim. Bilgiden gelen “bil”, işlemekten gelen “iş” ve tüm bunlara iyelik katan “im” eki ile birlikte tanımının hakkını veriyor. “Bana ya da bize dair bilgilerinin işlenmesi”.

İnsana bu kadar yakın ve insanla bu kadar bütünleşik yapıdaki bir kavramın sektör ya da iş dünyasında da karşılığının olmaması düşünülemez her halde. Bilişimin “iş” hecesine de farklı bir anlam yükleyerek gelin olaya biraz iş dünyasına kattıkları, yarattığı yeni imkanlar ve iş kolları açısından bakalım.

Yapılan iş ya da sağlanan hizmet her ne olursa olsun değişim ve gelişim iş hayatının olmazsa olmazı. Hele ki bu kadar hızlı değişen piyasa şartları ve çetin rekabet ortamı varken. Tam da bu noktada bilişim sektöre iki açıdan can suyu olma noktasındaki yerini alıyor.

  • İnovasyon
  • Verimlilik

Yeni bilgi havuzları yaratabilecek ve bunları işleme imkanı sağlayacak bilişim ürün ya da hizmetleri sektörde bu güne kadar belki de hiç dikkat edilmemiş noktalara yoğunlaşma imkanını bize sunuyor. Ayrıca var olan, hali hazırda işleyen süreçlerin de analizinin çok daha efektif şekillerde yapılabilmesiyle verimliliğin mümkün olan en üst seviyelere çıkarılmasında da en büyük aktörlerden birisi haline geliyor.

Bilişim konusuna en çok önem veren ülkelerin başında tabii ki ABD geliyor, ancak Çin ve Hindistan’ın son yıllardaki performansları da yadsınamaz gerçek.

Dünyada son yıllarda ekonomik dengeler açısından masada çok büyük bir yer edinen bilişim, sektör analizlerinde de kendi payını net şekilde ortaya koyuyor. Bunun için 2017 yılı, Türkiye’nin en büyük 500 firması üzerinden örneklendirme yapabiliriz. Fortune Dergisi’nin yaptığı araştırma neticesinde; ülkemizin ilk 500 firmasının toplam cirosu; 930 milyar 884 milyon TL olarak görülmekte. Basitçe ifade etmek gerekirse; Amerika’nın önde gelen 12 bilişim firmasının toplam cirosu 943 milyar 623 milyon dolara ulaşarak ülkemizin ilk 500 firmasının toplam cirosundan yaklaşık dört kat daha fazla olmuştur. Ülkemiz ilk 500 firması içerisinde ilk sırada yer alan TÜPRAŞ’ın cirosu yaklaşık 10 milyar dolar iken; sadece Facebook cirosunun kendi başına 27 milyar dolar olması, maddi anlamda konunun net bir şekilde anlaşılmasını sağlamaktadır.

Bu başarıları elde etmiş ülke ya da kurumların elinde olmayan bir olanağa sahip ülkemiz en büyük potansiyeli olan genç nüfusunu bu alanlarda dünya standartlarına uygun olarak eğiterek, Ar-Ge projeleri ve katma değeri yüksek ürünler ortaya koyabilir ise olmayı hedeflediğimiz seviyelere erişebilmemiz işten bile değil. İzlenebilecek politikalara örnek olarak,

-Bilişim politikaları geliştirmek,

-Bilişim yetenekleri ve istihdamına yönelik çalışmalar yapmak,

-Geniş bant çalışmaları,

-Ar-Ge programları,

-Risk sermayesi geliştirme,

-Bilişimin çevreye etkilerinin geliştirilmesi verilebilir.

Fakat tabii ki bilişim devi ülkeler arasında yer alabilmemiz için önem vermemiz gereken en önemli konu eğitim. Eğitimde bilgi teknolojilerine yönelim günden güne daha da artıyor olmasına rağmen bunlar sadece bebek adımlarımız olmalı ve daha büyük sıçramalar yapmalıyız. E-Dönüşüm Türkiye Projesi kapsamındaki çalışmalarımız, E devlet uygulamalarımız ülkemizde de bu uyanışın çoktan başladığının göstergesi niteliğinde. İzlenecek çeşitli politikalar ile gelişim sürecimizi daha da hızlandırarak ülkemize ekonomik yönden de derin bir nefes aldırabilecek dev projeler ortaya çıkarabileceğimiz inancındayım. Unutmayalım ki bugün dünyada başı çeken bilişim firmaları geçmişte sadece birer garaj projesi idi. Belki de ülkemizin en büyük şanssızlığı garaj kültürünün gelişmemiş olmasıdır ne dersiniz?

Şaka bir yana iyi eğitilmiş bir beyin, meraklı ve inançlı bir karakter ve tek bir bilgisayar birleştiğinde ortaya çıkarılabilecekler yalnızca hayal gücü ile sınırlıdır. Önümüzdeki sayılarda hizmet verdiğimiz insan kaynakları alanına bilişimsel bir bakış açısıyla bakmaya çalışacağız.

Merak etmeyi ihmal etmeyin.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı girin